Bir cuma akşamı ofisime gelen çift karşımda oturuyordu. İkisi de sakin, ikisi de kararlı. “Kavga etmek istemiyoruz,” dedi kadın, “sadece bu işi medeni bir şekilde bitirmek istiyoruz. Ama bir arkadaşımız aynı şeyi denedi, mahkeme boşanmalarını reddetti. Nasıl oldu bu?” İşte anlaşmalı boşanmanın en can alıcı yanı burada gizli: iki taraf da anlaşmış olsa bile, hâkim “olur” demek zorunda değil. Protokolde eksik bir cümle, koca bir anlaşmayı çöpe çevirebiliyor.
Çoğu kişi anlaşmalı boşanmayı “ikimiz de istiyoruz, imzaları atarız, biter” sanır. Oysa hukuk bu kadar basit ilerlemez. Türk Medeni Kanunu’nun aradığı belirli koşullar var ve bunlardan biri eksikse dava anlaşmalı değil, çekişmeli hâle gelir; yani aylar hatta yıllar sürecek bir sürece dönüşür.
Anlaşmalı Boşanmanın Şartları Nelerdir?
Kanun, anlaşmalı boşanma için birkaç net koşul koyuyor. Birincisi, evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir. Bir yıldan kısa süren evliliklerde anlaşmalı boşanma yolu kapalıdır; bu durumda çekişmeli boşanma veya başka bir sebep gündeme gelir.
İkincisi, eşlerin birlikte mahkemeye başvurması ya da birinin açtığı davayı diğerinin kabul etmesi gerekir. Üçüncüsü, ki en çok atlanan budur, hâkimin tarafları bizzat dinlemesi zorunludur. Yani “avukatım gider, ben gelmem” olmaz; boşanma iradenizi hâkimin önünde, özgür iradenizle beyan etmeniz aranır.
Dördüncüsü ve belki en önemlisi: mali sonuçlar ve çocukların durumu konusunda tarafların tam bir anlaşmaya varmış olması ve bunu hâkimin uygun bulması gerekir.
Protokol: Anlaşmanın Kalbi
Anlaşmalı boşanmanın belkemiği, boşanma protokolüdür. Bu, tarafların üzerinde uzlaştığı tüm konuları yazıya döktüğü belgedir ve hâkim kararını büyük ölçüde bu metne bakarak verir. İyi hazırlanmış bir protokol boşanmayı kolaylaştırır; baştan savma yazılmış bir protokol ise dosyayı tıkar.
Protokolde Mutlaka Yer Alması Gerekenler
Sağlam bir protokolde şu başlıkların açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde düzenlenmesi gerekir: tarafların boşanma iradesi, velayet (çocuk varsa kimde kalacağı), kişisel ilişki (velayeti almayan tarafın çocukla hangi gün ve saatlerde görüşeceği), iştirak nafakası (çocuk için ödenecek nafaka), yoksulluk nafakası (eşlerden birinin diğerine ödeyeceği nafaka olup olmayacağı), maddi ve manevi tazminat talep edilip edilmediği ve mal paylaşımı. Ev eşyasından arabaya, ortak hesaplardan takıya kadar akla gelebilecek her kalemin net olması, ileride “ben bunu kastetmemiştim” tartışmalarını baştan bitirir.
Sık Yapılan Hatalar
Yıllardır gördüğüm en tekrar eden yanlışlar şunlar. Birincisi: çocuğun menfaatini göz ardı eden protokol. Hâkim, velayet ve nafaka konusunda tarafların anlaşmasıyla bağlı değildir; çocuğun üstün yararına aykırı gördüğü bir düzenlemeyi kabul etmez ve değişiklik ister. “Nafaka istemiyorum, hiç para almayacağım” gibi çocuğun aleyhine maddeler çoğu zaman geri çevrilir.
İkincisi: mal paylaşımını “sonra hallederiz” diye erteleme. Protokolde mal rejimi net kapatılmazsa, boşanma bittikten sonra ayrı bir mal paylaşımı davası açmak zorunda kalırsınız; yani “medeni bir şekilde bitirelim” derken yıllar sürecek ikinci bir dava kapısı aralanır.
Üçüncüsü: duruşmaya gitmemek. Hâkimin sizi bizzat dinlemesi kanuni zorunluluktur. Taraflardan biri duruşmaya katılmazsa anlaşmalı boşanma gerçekleşmez.
Dördüncüsü: nafakadan feragat ederken sınırları bilmemek. Yoksulluk nafakasından feragat mümkündür, ancak iştirak nafakası çocuğun hakkıdır; anne veya baba bu haktan çocuk adına kesin olarak vazgeçemez, çünkü koşullar değişince yeniden talep edilebilir.
Ne Kadar Sürer?
Anlaşmalı boşanmanın en cazip yanı hızıdır. Protokol düzgün hazırlanmış ve taraflar duruşmada iradelerini net beyan etmişse, dava çoğu zaman tek celsede sonuçlanır. Kararın kesinleşmesiyle birlikte nüfus kaydına işlenir ve süreç tamamlanır. Yani gereksiz gerginlik ve masraf olmadan, haftalar içinde yeni bir sayfaya geçmek mümkündür. Ama bunun ön şartı, işi baştan doğru kurmaktır.
Sonuç: Anlaşmak Kolay, Doğru Anlaşmak Ustalık İster
Anlaşmalı boşanma, iki tarafın da onurunu koruyarak evliliği bitirmenin en medeni yoludur. Ama “anlaştık” demekle iş bitmez; anlaşmayı hukukun aradığı biçimde, eksiksiz ve çocuğun menfaatini gözeten bir protokole dökmek gerekir. Aksi hâlde en dostane niyet bile mahkemede takılır ve süreç istemeden çekişmeye döner.
Boşanmayı sakin ve hızlı bitirmek istiyorsanız, protokolü tecrübeli bir gözle hazırlatmak attığınız en değerli adımdır. Doğru kurulmuş bir anlaşma, hem sizi hem varsa çocuklarınızı yıllar sürebilecek davalardan korur.
Hukuki danışmanlık için Avukat Selman YANI: +90 531 512 12 77 | avukatselmanyani.com
