Geçen hafta ofisimize gelen bir danışanımız telefonda heyecanla sordu: “Televizyonda yeni bir yargı paketi çıktığını duydum, benim davamı etkiler mi?” Aynı soruyu bu hafta onlarca kez duyduk. Çünkü 16 Temmuz 2026’da TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen 12. Yargı Paketi, sosyal medyada “af geliyor” söylentileriyle gündeme oturdu. Oysa kanunun gerçek içeriği bambaşka; asıl önemli değişiklikler miras kalan taşınmazlarda, yabancılar hukuku davalarında ve alacak ilişkilerinde saklı.
Bu yazıda “af var mı” sorusunu bir kenara bırakıp, sizi gerçekten ilgilendiren maddeleri tek tek anlatıyoruz. Zira 7589 sayılı bu kanun, İcra ve İflas Kanunu’ndan Türk Medeni Kanunu’na, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun uygulanma biçiminden Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na kadar geniş bir alanı yeniden şekillendiriyor.
Önce Netleştirelim: Bu Bir Af Yasası Değil
Adalet Bakanlığı’nın açıklamalarında defalarca vurgulandığı gibi bu paket bir ceza affı ya da toplu infaz indirimi düzenlemesi içermiyor. Kanun 22 Haziran 2026’da TBMM’ye sunuldu, 24 Haziran’da Adalet Komisyonu’ndan, 16 Temmuz’da ise Genel Kurul’dan geçerek yasalaştı. Yürürlüğe girmesi için son adım Cumhurbaşkanı onayı ve Resmî Gazete’de yayımlanması; bu yüzden bazı maddelerin kesin yürürlük tarihi henüz netleşmiş değil.
Sosyal medyada dolaşan “yüzde elli infaz indirimi” veya “toplu tahliye” iddialarının hiçbirinin kanun metninde karşılığı yok. Paketin ağırlık merkezi, davaların daha hızlı sonuçlanması ve bazı hak arama yollarının netleştirilmesi üzerine kurulu.
Miras Kalan Taşınmazı Olanlar İçin Önemli Bir Değişiklik
Ailesinden kalan bir arsayı veya evi kardeşleriyle paylaşamayan pek çok kişi, sonunda ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davasına başvuruyor ve mülk açık artırmada satılıyor. Bugüne kadar bu artırmaya herkes girebiliyordu; sonuç olarak aile mülkü çoğu zaman piyasa değerinin oldukça altında, hiç tanımadığınız bir yatırımcının eline geçebiliyordu.
Yeni düzenlemeyle, tüm paydaşların miras yoluyla malik olduğu ve üçüncü kişi mülkiyeti bulunmayan taşınmazlarda ilk artırma yalnızca mirasçılar arasında yapılacak. Teklifler muhammen kıymetin tamamından başlamak zorunda. Alıcı çıkmazsa ikinci artırmada üçüncü kişiler de sürece dahil olabiliyor. Bu, aile mülklerinin yabancı ellere geçmesini önlemeyi amaçlayan, hakkını arayan mirasçılar için ciddi bir kazanım.
Yabancılar Hukukunda Sessiz Ama Kritik Bir Değişiklik
Türkiye’de yaşayan yabancı danışanlarımızı doğrudan ilgilendiren bir madde, çoğu haberde atlanıyor. Kanun, Bölge İdare Mahkemesi’nin (BAM) istinaf incelemesi sonucunda ilk derece kararını kaldırıp yeniden verdiği kararlara karşı Danıştay’da temyiz yolunu genişletiyor. Ancak burada bir istisna var: 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu kapsamındaki davalar, yani sınır dışı etme, idari gözetim ve ikamet izni reddi kararlarına ilişkin uyuşmazlıklar bu temyiz hakkından muaf tutuluyor.
Pratikte bunun anlamı şu: Deport kararına veya ikamet izni reddine karşı açtığınız davada BAM’ın verdiği karar artık kesinleşiyor, Danıştay’a taşınamıyor. Bu yüzden yabancılar hukuku davalarında ilk derece ve istinaf aşamasındaki savunmanın eksiksiz ve güçlü kurulması, bu değişiklikle birlikte her zamankinden daha kritik hale geldi.
Aile Hukukunda Ne Değişti, Ne Değişmedi?
Boşanma sürecinde olan pek çok danışanımız bize “süresiz nafaka kalkıyor mu” diye soruyor. Cevap şu an için hayır: Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026’da yoksulluk nafakasının süresiz olmasına dayanak oluşturan hükmü iptal etti ve kararın yürürlüğünü dokuz ay erteledi. Ancak bu boşluğu dolduracak yasal düzenleme, 12. Yargı Paketi’ne dahil edilmedi; ayrı bir pakette ele alınacağı belirtiliyor.
Aynı şekilde tartışılan “çekişmeli boşanmada iki aşamalı yargılama” önerisi de bu kanuna girmedi. Yani şu an boşanma ve nafaka hükümlerinde kanun düzeyinde bir değişiklik yok; ama Anayasa Mahkemesi kararının dokuz aylık süresi işlediği için önümüzdeki dönemde ayrı bir düzenleme gelmesi kuvvetle muhtemel. Nafaka davası planlayan ya da devam eden herkesin bu süreci yakından takip etmesinde fayda var.
Alacaklı ve Borçlu İlişkilerinde Neler Değişiyor?
Ticari alacak, işçilik alacağı veya tazminat davası olan herkesi ilgilendiren iki değişiklik var. Birincisi, belirsiz alacak davası müessesesi tamamen kaldırılıyor; bunun yerine kısmi dava açan taraf, tahkikat sonuna kadar bir kez olmak üzere alacağının kalan kısmını talep edebilecek ve zamanaşımı bu kısım için de dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacak.
İkincisi, kanuni faiz artık sabit bir oranla değil, Merkez Bankası’nın reeskont oranının yüzde seksenine endeksli olarak hesaplanacak. Ayrıca yazılı yargılamada iki duruşma arasındaki süre kural olarak üç ayı geçemeyecek. Türkiye’de ticari davaların ortalama üç ile beş yıl sürdüğü düşünülürse, bu değişikliğin dava süreleri üzerinde gerçek bir etki yaratması bekleniyor.
Sık Yapılan Hatalar ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Kanunu bir “af paketi” sanıp infaz veya tahliye beklentisiyle hareket etmek; kanunda böyle bir düzenleme yok.
- Resmî Gazete’de yayımlanmadan önce, bazı maddelerin şimdiden yürürlüğe girdiğini düşünüp buna göre dava stratejisi kurmak.
- Miras taşınmazının satışında yeni artırma usulünü bilmeden, aceleyle üçüncü kişiye devir yapmaya çalışmak.
- Deport veya ikamet izni reddi davasında, artık Danıştay’a temyiz yolu kapandığı için istinaf aşamasını yeterince ciddiye almamak.
- Süresiz nafaka konusunda “kanunen kalktı” gibi yanlış bilgiyle hareket edip, Anayasa Mahkemesi kararının henüz ayrı bir yasayla düzenlenmediğini gözden kaçırmak.
Sonuç
12. Yargı Paketi, kimin cezaevinden çıkacağı sorusunun değil, davaların ne zaman biteceği ve hakların nasıl korunacağı sorusunun paketi. Miras kalan taşınmazı olanlar, yabancılar hukuku davası devam eden kişiler ve alacaklı borçlu ilişkisi içinde olan herkes için gerçek ve somut sonuçlar doğuruyor. Resmî Gazete’de yayımlanma süreci devam ederken, kendi dosyanızın bu değişikliklerden nasıl etkileneceğini bir uzmanla birlikte değerlendirmenizi öneririz.
Hukuki danışmanlık için Avukat Selman YANI: +90 531 512 12 77 | avukatselmanyani.com
